2011 - TURYAK

Go to content

Main menu:

ETKİNLİKLER


Yaşlılar için pozitif ayrımcılık getiren Anayasa değişikliği ile ilgili olarak Yönetim Kurulu Üyelerimiz Sayın Avukat Doğan Gözde Özgödek ve Sayın İlhan Dülger ile Türkiye Emekliler Derneği Hukuk Danışmanı Sayın Avukat Cafer Tufan Yazıcıoğlu’nun görüş ve düşünceleri şöyledir;

AVUKAT DOĞAN GÖZDE ÖZGÖDEK


“YAŞLILAR İÇİN POZİTİF AYRIMCILIK” TÜRKİYE CUMHURİYETİ’NDE ANAYASAL BİR İLKEDİR.

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 10.Maddesi’nin tam metni aşağıdadır. Bu madde’nin 12 Eylül 2010 tarihinden bu yana yürürlükte olan yeni içeriği ile diğer bazı toplum kesimleri gibi yaşlılara yönelik pozitif ayrımcılık ilkesi de anayasal bir dayanağa sahip kılınmıştır.


X. KANUN ÖNÜNDE EŞİTLİK

MADDE 10 - Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasî düşünce, felsefî inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir.

(Ek fıkra: 5170 - 7.5.2004 / m.1) Kadınlar ve erkekler eşit haklara sahiptir. Devlet, bu eşitliğin yaşama geçmesini sağlamakla yükümlüdür.(Ek cümle: 5982 - 7.5.2010 / m.1)“Bu maksatla alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı olarak yorumlanamaz.”

(Ek fıkra: 5982 - 7.5.2010 / m.1) Çocuklar, yaşlılar, özürlüler, harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleri ile malul ve gaziler için alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı sayılmaz.

Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz.

Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde (Ek ibare: 5735 - 9.2.2008 / m.1) (...) (*) kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar.

Bu anayasal ilke ile, yaşlılar gibi ve diğer özel surette korunması gereken kesimler için alınacak tedbirlerin eşitlik ilkesine aykırı sayılamayacağı hükme bağlanmaktadır. Bu sayede Devletin, tüm toplum kesimleri arasında bir yandan eşitliği sağlamaya, diğer yandan da korunması gerekenleri korumaya yönelik özel tedbirler alabilmesinin önü açılmış ve bu amaçla yapılan düzenlemelerin eşitlik ilkesine aykırı kabul edilemeyeceği anayasal güvenceye kavuşmuştur.Yine Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 61.Maddesi ile daha önce sosyal güvenlik bakımından korunması gereken kesimler arasında özel olarak sayılan yaşlılara yönelik bir düzenleme vardı. Ancak, 10.Madde’de yapılan değişiklik ile yaşlılara yönelik pozitif ayrımcılık uygulamalarının bir bütünlüğe kavuşturulması ve yaşama dair tüm alanlar için geçerli bir ilke haline gelmesi mümkün olmuştur. Yine yaşlıların sadece korunması gereken değil, aynı zamanda deneyim ve bilgeliklerinden yararlanılması gereken bir toplum kesimi olarak görülmesi ve buna göre düzenlemelerin yapılması da bu anayasal ilkenin varlığı ile mümkün olabilecektir. Yaşlı önemlidir.
Bu anayasal ilkenin günlük yaşamda uygulanabilmesi için gerekli olan yasal ve diğer alt-mevzuat düzenlemeleri için halen yürütülmekte olan çalışmaların biran önce sonuçlanması da beklenmektedir.



İLHAN DÜLGER

YAŞLILARA POZİTİF AYRIMCILIK TÜRKİYE’DE ANAYASAL HAK
1 EKİM DÜNYA YAŞLILIK GÜNÜ BİLDİRİSİ


Hepimiz hergün biraz daha, biraz daha yaşlanıyoruz.
Yaşlı bireyin durumunu düşünmek, bize “İnsan Hakları”nın önemini hatırlıyor.
Tabiî ki, yaşlıların da, toplumdaki tüm bireylerle aynı düzeyde İnsan Hakları mevcut. Ama, bu haklarını diğer vatandaşlarla aynı düzeyde kullanabiliyorlar mı? Çoğu kez, hayır! Çünkü, yaşlılığın getirdiği bir takım fiziksel yavaşlama ya da hastalıklar, toplumsal çevre, gelir sınırlamaları yaşlıların haklarını kullanmak üzere harekete geçmelerine, hizmetlere erişebilmelerine, örgütlenebilmelerine, seslerini duyurabilmelerine engel teşkil ediyor. Birikimlerini, tecrübelerini, bilgi ve becerilerini sunma ortamları daralıyor. Kendi yaşıtları yavaş yavaş hayata veda etmekte olduğu için, eski arkadaşlarından konuşacak kimseleri bile kalmayabiliyor. Böylece, giderek, toplumdaki diğer bağlantı ve ilişki ağlarının dışında kalmaya başlıyorlar; ihmale uğruyorlar. Sahip oldukları imkânları kaybetmeye devam etmeleri, yaşlıların yaşam kalitelerinin gerilemesi demek.
Bu duruma, “yaşlıların toplumda yalnızlaşması” deniyor. Hele bir de, yaşlılarla empati kuramayan kaba bir çevrenin veya kimselerin muamelesine maruz iseler, “yaşlıların toplumdan dışlanması” sorunu yaşanıyor.
Dünyada yaşlı nüfusun sayıca ve oran olarak artıyor olması, Yaşlıların İnsan Hakları meselesi gündemin tartışılan başlıca konularından biri haline getirdi. Birçok ülke, yaşlı nüfuslarının insan haklarını kullanabilmeleri için tedbirler arıyor. “Pozitif Ayrımcılık” – yaşlılara ilâve özel haklar verilmesi – görüşü gittikçe daha fazla taraftar topluyor.
Yaşlılara hürmet ve hizmet geleneğine sahip Türkiye’de, 12 Eylül 2010’da halkoylamasına sunulan Anayasa değişikliği ile, Toplumda Güçsüz Gruplara Pozitif Ayrımcılık ilkesi ve görevi benimsendi. Anayasa değişikliğinin halkoylaması ile kabûl edilen 1. Maddesi ile 7/11/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 10uncu maddesinin ikinci fıkrasına: “çocuklar, yaşlılar, özürlüler, harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleri ile malûl ve gaziler için alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı sayılmaz,” ibaresi eklendi.

Dünyada, yaşlılara özel hizmet görevini “anayasal hak” olma düzeyine taşıyan ilk ülkelere Türkiye'de katıldı.
1 Ekim 2011 Dünya Yaşlılık Günü hepimize kutlu olsun!

TÜRYAK - Yaşlılık Konseyi Derneği



AVUKAT CAFER TUFAN YAZICIOĞLU

YAŞLI HAKLARI VE YAŞLILIK HUKUKU


2010 yılında yapılan anayasa değişikliği ile Anayasamızın 10. maddesine ilave edilen” Yaşlılar için alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı sayılmaz” düzenlemesi ile yaşlılarımız için getirilen pozitif ayrımcılık dünyaya da örnek olacak niteliktedir. Çıkartılacak uyum kanunları ile bu düzenleme yaşlılarımıza yeni haklar sağlayacaktır.

Birleşmiş milletler yaşlılık konusunda 1982 yılında 1. dünya kongresini Viyana'da toplamıştır. 1982 uluslar arası eylem planı bu kongrede kabul edilmiştir. 16 Aralık 1991’de birleşmiş milletler genel kurulu yaşlılar için ilkeleri belirlemiştir. 1999 uluslar arası yaşlılık yılı olarak kutlanmıştır.2002 yılında ikinci dünya kongresi Madrid ’te toplanmış ve 2002 eylem planı yürürlüğe konulmuştur.

Birleşmiş Milletler 6 nolu yaşlıların hakları ile ilgili ilkesi ekonomik, sosyal ve kültürel haklar komitesince 1995 yılında benimsenmiştir. Yaşlı hakları uluslar arası seviyede koruma altına alınmıştır. İnsan haklarına göre eşitlik yaşla değişmez. Yaşlılarda gençler gibi aynı haklara sahiptirler. Ekonomik, sosyal, kültürel, politik ve medeni haklar toplumun eşit üyesi olarak yaşlılar için özel olarak düzenlenmelidir. Bu nedenle Birleşmiş Milletlerle yeni bir çalışma başlatmış ve insan hakları içinde yaşlı haklarını belirleme çalışma grubu oluşturmuştur.

Yaşlılar onurlu, saygın ve bağımsız bir yaşam sürme hakkına sahiptirler. Yaşlı hakları, yaşlı bireyin kendisine olduğu kadar, diğer bireylere ve topluma karşı taşıdığı sorumluluğu da kapsar. Yaşlılar bağımsız ve özgür yaşam hakkına sahiptirler. Yaşlı,bağımsız veya isterse sosyal hizmet destekli bir yaşam sürme, özgürce seyahat edebilme, hareket serbestîsi sağlayacak düzenlemeleri ve çağdaş tıbbi bakım, hizmetlerini talep etme, hakları yanında istedikleri bir çevrede yaşamlarını sürdürme özgürlüğüne sahiptirler. İnsan onuruna yakışır bir yaşam onlarında önceliğidir.

Yaşlılar kendilerini geliştirme, eğitme ve yaşamlarını yönlendirme, inançlarına uygun ibadet yerlerini kullanma, sosyal çevrelerini seçme, kültürel etkinliklere ve boş zamanlarını değerlendirme etkinliklerine katılma haklarına sahiptirler. Bilgilerini ve becerilerini topluma sunma çalışma ortamı oluşturulmasını talep etme, demokratik haklarını kullanma, örgütlenme haklarına da sahiptirler. Yaş ayrımcılığının engellenmesi devletin önlem almasını gerektirir. Sağlık hizmetlerine etkin ve rahat ulaşabilmeliler, yaşlı sağlığı için özel hizmet modelleri geliştirmesini isteyebilmeliler, yaşlı bakım elemanı talep edebilmelidirler. Yaşlılara çağdaş donanımlı bir bakım ve hizmet verilmelidir. Kendilerine bakan kimseye devlet destek sağlamalıdır. Evde bakım hizmetleri, gündüz bakımevleri, yaşayacakları konutların yaşlılığa uygunluğu, kurulacak yaşlı kulüpleri onlara sunulacak hizmetlerden bazılarıdır.

Yaşlılar kendilerine yönelik her türlü istismarın önlenmesini talep etme hakkına sahiptirler. Yaşlılar sosyal güvenlik, sosyal yardım, sosyal hizmet hakkına öncelikle sahip olmalıdırlar. Yaşlıların günlük yaşamları kolaylaştırılmalıdır. Yaşlılarında çalışma hakkı vardır. Yaşlılığa karşı toplumsal duyarlılık sağlamak her kesimin öncelikli görevidir. Gelişen teknolojilere ulaşım ve onları kullanabilmek açısından yaşam boyu eğitim önem kazanmıştır.
Yaşlılar için eylemli eşitlik, hukuksal eşitliğin önünde olmalıdır. Yaşlılar açısından toplumsal ekonomik ve sosyal yaşamdaki eşitsizlikler giderilmelidir. Sosyal bir olgu olan yaşlılığı korumak aynı zamanda yaşlının içinde bulunduğu ortamı ve aileyi koruma tedbirleri geliştirmekle mümkündür. Tüm bu nedenlerle yaşlıların haklarını içeren yeni bir hukuk dalı “yaşlılık hukuku” devreye girmelidir. Hukuk altyapısı olmayan hiçbir hizmet tam olarak verilemez.

Yükümlülükleri bilmek ve bunları yerine getirmek hukuk ile mümkündür. Bu nedenle Birleşmiş Milletler belirlenecek yaşlı hakları insan hakları içinde ayrı bir yer alacakken yaşlılık hukuku da o hakları korumak için devrede olacaktır.

ATATÜRK diyor ki ; “Bir milletin yaşlı vatandaşlarına ve emeklilerine karşı tutumu o milletin yaşama kudretinin en önemli kıstasıdır. Mazide muktedirken bütün kuvveti ile çalışmış olanlara karşı minnet hissi duymayan bir milletin istikbale güvenle bakmaya hakkı yoktur” Fazla söze gerek yok, Anayasamızda yapılan değişiklik ve toplumumuzun geleneksel yapısı yaşlısına sahip çıkma konusunda Dünyaya örnek olmuş, devam edecek çalışma ve yasal düzenlemelerle de örnek olmaya devam edecektir.

 
Back to content | Back to main menu